• Slide
  • Slide
  • Slide
    Mustafa Kemal Atatürk
    Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunamaz.
  • Slide

 

SUÇA İŞTİRAK

  1. Müşterek Faillik ve Dolaylı Faillik

Ceza Hukukunda suç olarak tasvir edilen bir fiilin, birden fazla kişi tarafından birlikte suç işleme kararı neticesinde yapılması durumunda “müşterek faillik” durumu ortaya çıkacaktır. .Ancak kasten işlenen suçlar iştirak halinde işlenebilir, taksirle işlenen suçlara iştirak mümkün değildir. Taksirli suçlarda herkes kendi kusuru oranında sorumludur.

Müşterek faillik durumu için her ne kadar failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunması gerekse de bu yeterli değildir. Faillerin aynı zamanda suçun işlenmesi sırasında fiil üzerinde birlikte hakimiyet kurmaları da gerekmektedir. Lakin hakimiyetin fiilin tamamının üzerinde kurulması zorunlu olmayıp fiilin bir parçası üzerinde hakimiyet kurulması halinde de müşterek faillik durumu oluşur. Bu hakimiyetin de mutlaka fiili bir hakimiyet olması gerekmemektedir. Fonksiyonel bir hakimiyet kurulsa yani müşterek faillerden birinin yaptığı eylem olmasa suçun işlenmesi güçleşecekse de hakimiyet unsuru gerçekleşmiş sayılmalıdır. Örneğin işlek bir yerde hırsızlık suçu işlenirken faillerden birinin gözcü olarak kapıda beklemesi o suçun işlenmesi için zorunluysa gözcü de müşterek fail olarak yargılanır.

Müşterek faillikte, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı “fail” konumundadır. Fiil üzerinde ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde ise işlenen suçun mahiyetine göre faillerin suçun icrasında yaptıkları katkıların taşıdığı önem dikkate alınmalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun bu konudaki içtihatlarına göre her müşterek fail, suçun icrasına ilişkin etkin, fonksiyonel bir katkıda bulunmaktadır. Bu nedenle suç tamamlandığında her biri suçun cezasıyla cezalandırılır.

Suçu birlikte işleyen failler, kendi fiillerinin haksızlık ve tehlikelilik içeriğine göre cezalandırılırlar, her bir failin haksız fiili diğer failin fiiline bağlılık arz etmez. Bu nedenle, yargılamalarının ayrı yürütülmesinin yanında müşterek faillerden birisinde bulunan suçu ağırlaştıran ya da azaltan nitelikli hal, diğerleri tarafından bilinse de diğerlerini etkileyecek mahiyette değildir.

Dolaylı faillik, kişinin başkasını araç olarak kullanarak suç işleyen kişinin suçun icrasına katılmamış olsa da fail olarak sorumlu tutulmasıdır. Dolaylı fail, suçun işlenmesi sırasında faaliyette bulunmasa bile suçun icra hareketlerini gerçekleştiren kişinin üzerinde hakimiyet kurmakta; işlenen fiil üzerinde hakimiyet kurması nedeniyle, cezai anlamda sorumluluğu olup suçu işleyen fail gibi cezalandırılmaktadır.

Dolaylı fail, suçun işlenmesinde kusur yeteneği olmayan kişileri kullandığında bu kişileri korumak maksadıyla  dolaylı faile verilecek olan ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. (TCK m.37/2)

  1. Suça Azmettirme ve Yardım Etme

Suça azmettirme, bir suçun işlenmesi hususunda suç işleme düşüncesi olmayan kişide, bir başkası tarafından suç işleme kararının oluşturulması halidir. Bu halin oluşması için failin aklında suç işleme düşüncesi olmadan bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesi gerektiği için; kişi daha önceden suçu işlemeye karar vermiş fakat suçun icrasına başlamamış olsa dahi azmettirme değil, TCK’nın 39/2. Maddesinde açıklanan manevi yardım gündeme gelecektir.

Azmettirenin kasti olarak asıl failde suç işleme kararı oluşturma ve suçun kanuni unsurlarının hayata geçirilmesi konusunda faile telkinde bulunma veya faili kışkırtacak davranışlarda bulunma hallerinde eylemin yer ve zamanı ile işleniş tarzına ilişkin ayrıntıların asıl faile empoze edilmese bile işlenen suçun cezası ile cezalandırılır (TCK m.38/1).

Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme halinde, azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır. Çocukların suça azmettirilmesi halinde, bu fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için üstsoy ve altsoy ilişkisinin varlığı aranmaz (TCK m.38/2).

Suça yardım etme, Failin suça iştirak etmiş olmakla birlikte kanunda tanımlanan fiili gerçekleştirmemesine rağmen fiilden önce, fiil işlenirken veya işlendikten sonra asıl faile maddi veya manevi yardım etmesi halinde suça yardım etme hükümleri gereği cezalandırılır. Suça yardım eden kişinin müşterek fail gibi asıl fail ile birlikte fiil üzerinde ortak hakimiyeti yoktur. Yardım eden fiil üzerinde hakimiyet kurmaktan çok suçun işlenilmesinden önce, işlenilmesi sırasında ve işlendikten sonra vaatte bulunmak suretiyle faile destek sağlaması sebebiyle cezalandırılır.

Suça maddi yardım etme; TCK md.39/2’ye göre şu şekillerde gerçekleşir:

  • Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek,
  • Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak.

Suça manevi yardım etme; TCK md.39/2’ye göre şu şekillerde gerçekleşir:

  • Suç işlemeye teşvik etmek,
  • Suç işleme kararını kuvvetlendirmek,
  • Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaat etmek,
  • Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek.

 Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, 15 yıldan 20 yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza 8 yılı geçemez (TCK md.39/1).

  1. Suça İştirak Halinde Gönüllü Vazgeçme Hükümleri

Gönüllü vazgeçme, İşlenmeyi amaçladığı bir suçun icra hareketlerine başlayan failin kendi iradesi veya çabasıyla hareketlere son vermesi veya suçun meydana gelmesini engellemesidir. (TCK m.36)

İştirak halinde işlenen suçlarda, sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı, gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanır. (TCK m.41/1)

Suçun; gönüllü vazgeçenin gösterdiği gayreti dışında başka bir sebeple işlenmemiş veya gönüllü vazgeçenin bütün gayretine rağmen işlenmiş olması, hallerinde de gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır. (TCK m.41/2)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yaz


En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.

Referanslar